(Ekim 2022- Haziran 2023)


Hayatın her alanında toplumsal cinsiyet temelli şiddet ve ayrımcılıktan kaynaklanan çatışmalar ve sorunlar ile başa çıkarken hangi araçlara, yöntemlere, dayanışma pratiklerine başvuruyoruz? Daha eşit ve kapsayıcı bir dünya yaratmak için bir araya geldiğimiz sivil toplum kuruluşları, topluluklar ve dayanışma ağları içinde kendimizle ve çevremizdekilerle nasıl ilişkiler kuruyor, yaşadığımız sorunların üstesinden gelirken neleri önceliyoruz? Bu mücadele alanları içinde yaratıcılığa, bedene, şifalandıran pratiklere ne kadar alan açabiliyoruz? Yorgun, sıkışmış, tükenmiş hissettiğimiz zamanlarda kendimize ve birbirimize iyi gelmek için neler yapıyoruz – veya yapamıyoruz? Başka bir dünya mümkün derken biricik dünyalarımızı ve kendi dönüşüm yolculuğumuzu nereye koyuyoruz? Nasıl bir dünyada yaşamayı hayal ediyoruz? Bu dünyayı inşa edebilmek için kullandığımız araçlar neler? 

Sosyal, politik ve ekolojik gelişmelerin bedenlerimize, duygularımıza ve ilişkilerimize yansıyan zorlayıcı etkilerinin üstesinden gelirken birbirimize nasıl el verebiliriz? Kaygı, korku ve suçluluk gibi duyguları; sıkışmışlık, yorgunluk ve tükenmişlik gibi birarada var olma ve yaratma pratiklerimize ket vuran durumları birlikte dönüştürmek için neler yapabiliriz? Toplumsal cinsiyet farkındalığına dair yaptığımız çalışmaları nasıl daha sürdürülebilir ve daha dönüştürücü kılabiliriz? Kırılganlıklarımızı paylaşabildiğimiz, içimizdeki yaratıcılığı harekete geçirebildiğimiz güvenli alanlar açmak için neye ihtiyacımız var?  

Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Merkezi (SU Gender) olarak tüm bu sorulara cevaplar arayacağımız beden, sanat ve farkındalık çalışmalarından oluşan aylık buluşmalar düzenleyerek, çoklu travmalar içeren alanlarda çalışan sivil toplum çalışanları ve aktivistler için yaratıcı, güvenli, besleyici ve destekleyici bir kolektif alan açmayı, yeryüzüyle, kendimizle, birbirimizle ve siyasetle yeni ilişkiler kurmanın yollarını birlikte keşfetmeyi amaçlıyoruz. 

Bu buluşmalarda, yerel ve uluslararası uzmanların desteğiyle bir araya gelerek düşüncelerimiz, duygularımız ve davranışlarımız arasındaki ilişkileri fark etmeye, şiddet ve acının bedenlerimiz ve sosyal çevremiz üzerindeki etkilerini anlamaya ve dönüştürmeye yönelik çalışmalar yürüteceğiz. Duygusal ve fiziksel bütünlüğümüzü dengeleyecek ve destekleyecek çok çeşitli yöntemleri tecrübe etmek, yenilerini keşfetmek ve bu süreçteki deneyimlerimizi paylaşmak için bir yolculuğa çıkacağız.

Programa katılmak isteyen sivil toplum çalışanları ve aktivistler ayrıntılı bilgi için 30 Eylül Pazartesi gününe kadar ta@sabanciuniv.edu adresine yazabilirler. 

  • Katılım 20 kişi ile sınırlıdır ve tüm etkinlikler ücretsizdir. 
     
  • İstanbul dışından katılım mümkündür. Buluşmaların bir kısmı fiziksel, bir kısmı çevrimiçi olacaktır.